
Çiyan (Chilopoda), çok bacaklı, etçil ve zehirli bir eklembacaklıdır. Türkiye’de en sık nemli ve karanlık alanlarda görülür. Taş altları, bahçeler, bodrumlar, banyolar, gider çevreleri ve diğer nemli alanlar çiyanların yaşamayı tercih ettiği başlıca yerlerdir.
Çiyanlar avlarını etkisiz hale getirmek için zehir kullanırlar. İnsanlarda meydana gelen çiyan ısırıkları çoğu zaman ağrı, kızarıklık ve şişlik gibi hafif belirtilere neden olur. Ancak alerjik bünyelerde daha şiddetli reaksiyonlar gelişebileceğinden gerekli durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Evlerde görülmeleri ise çoğu zaman ortamda nem bulunduğunu veya beslendikleri böcek popülasyonunun arttığını gösterir.
Bu sayfada çiyan nedir, çiyan zehirli midir, çiyan türleri, çiyan eve neden gelir, çiyan nasıl yok edilir, yaşam alanları, beslenme şekilleri ve çiyanlar hakkında en çok merak edilen soruların cevaplarını bulabilirsiniz.
Latin Adı: Chilopoda
Gövde: Uzun, yassı ve segmentli bir gövdeye sahiptir. Her gövde segmentinde bir çift bacak bulunur.
Renk: Türüne göre sarı, kahverengi, kırmızımsı turuncu ve siyah tonlarında olabilir.
Boyut: Türüne bağlı olarak yaklaşık 4 mm ile 30 cm arasında değişebilir.
Baş: Baş kısmında bir çift uzun ve hassas anten bulunur.
Bacak Sayısı: Türüne göre 15 ile 177 çift arasında bacağa sahip olabilir.
| Ana Avı: | Böcekler, örümcekler ve solucanlar |
| Gerçek Bilgi: | Çiyanlar zehirli ve etçil eklembacaklılardır. |
| Doğal Yaşam Alanı: | Taş, yaprak, çalı ve ağaç dallarının altı gibi nemli bölgeler |
| Doğal Avcıları: | Kuşlar, porsuklar ve bazı kemirgenler |
| Beslenme Şekli: | Etobur |
| Ortalama Yumurta Sayısı: | Yaklaşık 60 |
| En Sevdiği Besin: | Böcekler |
| Ortak Adı: | Çiyan |
| Bilinen Tür Sayısı: | Yaklaşık 3.000’den fazla tür |
| Bulunduğu Yerler: | Dünyanın birçok bölgesinde |
| Renkleri: | Sarı, kahverengi, kırmızı, turuncu ve siyah tonları |
| Dış Yapısı: | Sert dış iskelet (kitin yapı) |
Başlıklar
Çiyanlar (Chilopoda), uzun ve parçalı gövdeye sahip, etçil ve zehirli eklembacaklılardır. Halk arasında çoğu zaman böcek olarak adlandırılsalar da biyolojik olarak böcek değildirler. Türlerine bağlı olarak yaklaşık 2 cm ile 30 cm arasında değişen boylara ulaşabilirler ve her gövde segmentinde bir çift bacağa sahiptirler.
Çiyanlar nem kaybına karşı hassas oldukları için yaşamlarının büyük bölümünü nemli ve karanlık alanlarda geçirir. Taşların, çürümüş ağaçların, yaprak yığınlarının ve bahçe malzemelerinin altında saklanabilecekleri gibi bodrum, banyo, mutfak, gider çevresi ve diğer rutubetli alanlarda da görülebilirler. Gece aktif olmalarının temel nedeni hem avlanmak hem de vücutlarındaki nem dengesini koruyabilmektir.
Yumurtadan çıkan yavru çiyanlar gelişim süreçlerinde birkaç kez deri değiştirir ve her gelişim evresinde bacak sayıları artar. Bir dişi çiyan yaşamı boyunca çok sayıda yumurta bırakabilir. Türkiye’de evlerde en sık görülen türlerden biri, yaklaşık 2-3 cm uzunluğa ulaşabilen ev çiyanıdır. Dünyanın en büyük çiyan türlerinden biri ise Güney Amerika’da yaşayan Scolopendra gigantea‘dır ve yaklaşık 30 cm uzunluğa ulaşabilir.
Çiyan nasıl bir hayvandır? Çiyan; hızlı hareket eden, gece aktif olan, etçil ve omurgasız bir eklembacaklıdır. Avını ön kıskaçlarındaki zehir bezlerini kullanarak etkisiz hale getirir ve böcekler, örümcekler ile diğer küçük omurgasızlarla beslenir. Doğal yaşamda zararlı böcek popülasyonunu dengeleyen avcı canlılardan biridir.
İnternette en sık kullanılan ifadelerden biri “çiyan böceği” olsa da çiyanlar bilimsel olarak böcek sınıfında yer almaz. Çiyanlar, çok ayaklılar (Myriapoda) grubunda bulunan eklembacaklı canlılardır. Böceklerden farklı olarak her gövde segmentinde bir çift bacak bulunur ve avlarını yakalamak için zehirli ön kıskaçlarını kullanırlar.
Dünya genelinde tanımlanmış 3.000’den fazla çiyan türü bulunmaktadır. Türler arasında boyut, renk ve yaşam alanı bakımından önemli farklılıklar görülebilir. Tropikal bölgelerde yaşayan türler sarı, kırmızı, turuncu ve yeşil gibi daha canlı renklere sahip olabilirken, ılıman iklimlerde yaşayan türler genellikle kahverengi, gri veya siyah tonlarındadır. Buna rağmen tüm çiyanlar uzun segmentli gövdeleri ve çok sayıdaki bacakları sayesinde kolaylıkla ayırt edilebilir.
Çiyanlar zehirli canlılardır ve yalnızca kendilerini tehdit altında hissettiklerinde veya sıkıştırıldıklarında insanı ısırabilirler. Çiyanların ön kıskaçlarında bulunan zehir bezleri, avlarını etkisiz hale getirmek ve kendilerini savunmak için kullanılır. Türkiye’de görülen çiyan türlerinin ısırıkları çoğu zaman hayatı tehdit etmez ancak ağrılı olabilir.
Çiyan ısırığından sonra en sık görülen belirtiler; şiddetli ağrı, kızarıklık, şişlik, yanma hissi ve bölgesel hassasiyettir. Bazı kişilerde çiyan zehrine karşı alerjik reaksiyon gelişebilir. Nefes darlığı, yaygın döküntü, baş dönmesi veya yüzde şişme gibi belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Hafif vakalarda ısırılan bölgenin sabun ve suyla temizlenmesi, soğuk kompres uygulanması ve bölgenin temiz tutulması genellikle yeterlidir. Belirtiler birkaç saat ile birkaç gün içerisinde azalır. Şiddetli ağrı, enfeksiyon belirtileri veya alerjik reaksiyon gelişmesi durumunda mutlaka tıbbi değerlendirme alınmalıdır.
Çiyan sokmasının belirtileri, ilk yardım uygulamaları ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için Çiyan Sokması rehberimizi inceleyebilirsiniz.
![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
Dünya genelinde tanımlanmış 3.000’den fazla çiyan türü bulunmaktadır. Bu türler boyut, renk, yaşam alanı ve zehir etkisi bakımından önemli farklılıklar gösterir. Türkiye’de en sık karşılaşılan türler sarı çiyan ve ev çiyanıdır. Dünyada ise Scolopendra gigantea, Scolopendra subspinipes ve diğer büyük tropikal türler dikkat çeker.
Aşağıda en çok merak edilen çiyan türlerini ve ayırt edici özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Sarı çiyan, Türkiye’de en sık görülen çiyan türlerinden biridir. Açık sarı, sarı-kahverengi veya altın sarısı tonlarında olabilir. Genellikle taş altları, bahçeler, odun yığınları, bodrumlar ve diğer nemli alanlarda yaşar.
Tüm çiyanlar gibi sarı çiyan da zehirlidir. Ancak insanlara karşı saldırgan değildir ve yalnızca tehdit altında hissettiğinde veya sıkıştırıldığında savunma amacıyla ısırabilir. Isırıkları çoğunlukla ağrı, kızarıklık ve şişlik gibi lokal belirtilere neden olur.
Evlerde görülmesinin başlıca nedenleri nemli ortamlar ile beslendiği böceklerin bulunmasıdır. Bu nedenle özellikle bodrum, banyo ve rutubetli alanlarda karşılaşılabilir.
Dünyadaki en güçlü zehire sahip çiyanlar arasında Scolopendra subspinipes, Scolopendra gigantea ve Scolopendra galapagoensis yer alır. Bu türler büyük boyutları, güçlü ön kıskaçları ve etkili zehirleriyle bilinir.
Özellikle Scolopendra subspinipes, Asya ve Okyanusya’da yaygın olarak görülen büyük bir çiyan türüdür. Isırıkları şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişliğe neden olabilir. Çok nadir vakalarda alerjik reaksiyonlar veya ciddi komplikasyonlar görülebilir.
Türkiye’de yaşayan çiyan türleri ise bu tropikal türlere göre daha küçüktür. Isırıkları ağrılı olsa da sağlıklı yetişkinlerde genellikle hayati tehlike oluşturmaz.
Dev çiyan olarak bilinen Scolopendra gigantea, dünyanın bilinen en büyük çiyan türlerinden biridir. Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşar ve yaklaşık 30 cm uzunluğa ulaşabilir. İnternette zaman zaman 1 metreye ulaştığı yönünde bilgiler yer alsa da bunu destekleyen güvenilir bilimsel kayıtlar bulunmamaktadır.
Dev çiyanlar fare, kurbağa, kertenkele, yarasa, küçük yılanlar ve çeşitli omurgasızlarla beslenebilen güçlü avcılardır. Ön kıskaçlarındaki zehri avlarını etkisiz hale getirmek için kullanırlar.
İnsanlarda oluşturduğu ısırık oldukça ağrılı olabilir. Ancak sağlıklı bireylerde ölümcül sonuçlar son derece nadirdir. Bu tür, büyük boyutu ve dikkat çekici görünümü nedeniyle dünyanın en çok tanınan çiyan türlerinden biridir.
Tüy kuyruklu çiyan, kuyruğunun ucundaki tüy benzeri bacaklarıyla bilinen dev bir kırkayak türüdür. Afrika’ya özgü bir tür olarak bilinir. Kenya, Tanzanya ve Uganda bölgelerinde yaşarlar. Diğer dev çiyanlar gibi 8-15 cm arası büyük boyutlara sahiptir. Vücutları siyah ve ayakları ise turuncudur. Arka bacakları parlak renklidir ve kanatlara benzemektedir. Bacaklarında bu tür bir kanadı olan ancak uçamayan çiyan türüdür.
Tüy kuyruklu çiyan rRahatsız edildiğinde kuyruğunu sallayacak ve zehirli bir yılana benzer bir tıslama sesi yaratacaktır. Sokmaları son derece acı vericidir.
Ateş ve şişmeye neden olabilir. Yine de ölümcül değildirler. Renkli kanatlı bacakları için bazı hobi sahipleri tarafından evcil hayvan olarak fanus ortamında beslenmektedirler. Hamamböcekleri, örümcekler ve böcekler ile beslenirler. Bdazen kendi menzilleri içindeki evlere girerler. Dev çiyan türlerinin en büyüğü olmasa da, en dikkat çeken tür olabilir
Ev çiyanı (Scutigera coleoptrata), evlerde en sık karşılaşılan çiyan türlerinden biridir. Uzun ve ince bacakları sayesinde diğer çiyanlardan kolayca ayırt edilir. Vücudu sarımsı gri renkte olup üzerinde koyu renkli çizgiler bulunur.
Genellikle banyo, bodrum, mutfak, depo ve diğer nemli alanlarda yaşar. Gece aktif olan bu tür; örümcek, hamamböceği, gümüş böceği ve diğer küçük böceklerle beslenir.
İnsanlara karşı saldırgan değildir. Yalnızca sıkıştırıldığında veya tehdit altında hissettiğinde ısırabilir. Isırıkları çoğu zaman ağrı ve hafif şişlik gibi lokal belirtilere neden olur.
Ev çiyanının görülmesi, yaşam alanında nem bulunduğunu veya beslendiği böceklerin arttığını gösterebilir.
Çöl ve benzeri alanlarda yaşayan bir çiyan türüdür. Üzerlerinde bulunan siyah bantlar kaplan desenini andırır. Birden fazla renkte olabilirler. Kahverengi, turuncu veya kırmızı başlıca gövde rengidir. Bacakları sarıdır veya bazılarının ki mavi renklidir.
Bu çöl çiyanı oldukça zehirli ve acı verecek ciddi ısırıklara sahip büyük bir çiyandır. Ev çiyanı gibi bu tür de yaşadığı bölgelerde evlerin içine girebilir. Geceleri aktiftirler. Böcekler veya küçük hayvanlar gibi yiyeceklere çekilirler. Enkaz altında ve nemli karanlık alanlarda, gündüzleri saklanacakları, geceleri avlanmayı bekleyecekleri yer.
Suda yaşayan (Scolopendra cataracta) çiyanı, Tayland, Vietnam’da bulunan dev bir çiyan türüdür. 18 cm ‘e kadar büyüyebilirler ve yeşilimsi siyah bir renge sahiptirler. Birçok çiyan türü yüzebilir. Suda yaşayan bu çiyan türünün hayatta kalması tamamen suya bağlıdır. Geceleri yılan balığı benzeri bir hareketle suda avlanır ve yüzerler. Ayrıca doğal yırtıcılardan kaçmak için de suyu kullanırlar.
Diğer Scolopendra türleri gösteren suda yaşayan kırkayaktan farklı olarak kuru alanlarda yaşarlar. Vücutları hidrofobiktir ve sudan çıkarken suyun yuvarlanmasına yardımcı olur. Bu tür güçlü bir yüzücüdür ve bir balık gibi suda yüzer. Diğer çiyan türleri gibi, onlar da zehirlidir ve güçlü bir acı verebilirler.
Mavi halkalı çiyanlar mavi renkleriyle bilinir ve adlandırılırlar. Vücutları Mavi-yeşil halkalar, bacaklarında açık mavi renk vardır. Tanzanya, Kongo ve Sudan’da savan habitatlarında bulunabilirler.
Mavi halkalı çiyan yuva yapan bir türdür ve kendilerini kumlu topraklara gömerler. Kayaların altında, kütükler ve diğer karanlık yerler yaşamayı tercih ettikleri yerlerdir. Yiyecek aramak için başka alanlara girebilirler.
Küçük böcekler ve solucanlar ile beslenirler. Mavi halkalı çiyanlar en fazla 17-18 cm e kadar büyürler. Bunlar kırkayak türlerinin en büyüğü değildir, ancak 7 inç’e kadar büyüyebilirler.
Sahip olduğu renkten dolayı hobi amaçlı evde beslenen nadir haşerelerden biridir.
Çiyan yavrusu, yumurtadan çıktıktan sonra yetişkin çiyanın küçük bir kopyası görünümündedir. Türüne bağlı olarak ilk gelişim evresinde gövde segmenti ve bacak sayısı erişkin bireylerden daha azdır. Büyüme sürecinde birkaç kez deri değiştirerek hem gövde segmentleri hem de bacak sayısı artar.
Yeni doğan yavru çiyanlar ilk dönemlerinde annelerinin koruması altında kalabilir. Bazı çiyan türlerinde dişi birey, yavrular dağılıncaya kadar onları koruyarak hayatta kalma şanslarını artırır. Bu davranış eklembacaklılar arasında nadir görülen ebeveyn bakım örneklerinden biridir.
Yavru çiyanlar da yetişkinler gibi etçildir. Küçük böcekler, akarlar ve diğer omurgasızlarla beslenerek gelişimlerini sürdürürler. Uygun sıcaklık ve nem koşullarında büyüme süreçleri hızlanırken, gelişim süreleri türlere göre farklılık gösterebilir.
Evlerde görülen yavru çiyanlar çoğunlukla banyo, bodrum, mutfak giderleri ve diğer nemli alanlarda ortaya çıkar. Birden fazla yavru çiyan görülmesi, yakın çevrede uygun bir yaşam alanı veya üreme bölgesi bulunduğunu gösterebilir. Bu durumda nem kaynaklarının kontrol edilmesi ve giriş noktalarının incelenmesi önemlidir.
Çiyan yumurtası, türüne bağlı olarak beyaz veya krem renginde, küçük ve küresel yapıdadır. Dişi çiyan yumurtalarını genellikle toprağın altında, taşların arasında, çürümüş ağaçların içinde veya diğer nemli ve korunaklı alanlarda bırakır. Türkiye’de çiyanlar çoğunlukla ilkbahar ve yaz aylarında yumurtlar. Bu nedenle çiyan yumurtalarına en sık bu dönemlerde rastlanır.
Çiyan yumurtalarını doğada görmek oldukça zordur. Çünkü dişi çiyan yumurtalarını güneş ışığından uzak, nemli ve güvenli alanlara bırakmayı tercih eder. Bahçelerde taş altları, çürümüş odunlar, yaprak yığınları ve toprağın korunaklı bölgeleri yumurtlama için en uygun yaşam alanlarıdır.
Çiyanlar doğada yalnız yaşayan canlılardır. Erkek birey, spermlerini kapsül hâlinde bırakır ve dişi birey bu kapsülü alarak döllenmeyi gerçekleştirir. Yumurtlama alışkanlığı türlere göre farklılık gösterebilir. Bazı çiyan türlerinde dişi birey yumurtalarının etrafını sararak onları kuruma, mantar oluşumu ve avcılara karşı korur. Bu davranış çiyanlarda görülen gelişmiş ebeveyn bakımının dikkat çekici örneklerinden biridir.
Yumurtadan çıkan yavru çiyanlar ilk gelişim evrelerinde yetişkin bireylere benzer ancak daha az gövde segmentine ve bacağa sahiptir. Gelişimleri boyunca birkaç kez deri değiştirirler. Her gelişim evresinde gövde segmentleri ve bacak sayıları artar. Gelişimlerini tamamladıklarında erişkin çiyanların sahip olduğu vücut yapısına ulaşırlar.
Çiyanlar evlere rastgele girmez. Genellikle nemli ortamlar, kolay saklanabilecek karanlık alanlar ve beslendikleri böceklerin bulunması onları yaşam alanlarına çeker.
En sık giriş yaptıkları yerler pencere ve kapı altındaki boşluklar, temel çatlakları, giderler, havalandırmalar ve tesisat geçişleridir. Özellikle zemin katlar, bodrumlar, banyolar, depolar ve rutubetli alanlar çiyanların görülme olasılığının yüksek olduğu bölgelerdir.
Evde çiyan görülmesi çoğu zaman ortamda nem problemi bulunduğunu veya hamamböceği, gümüş böceği, örümcek gibi avlayabilecekleri canlıların arttığını gösterir. Bu nedenle yalnızca çiyanı uzaklaştırmak değil, onu eve çeken nedenleri de ortadan kaldırmak kalıcı çözüm açısından önemlidir.
Çiyanlar insanlar için saldırgan canlılar değildir ve çoğu zaman yalnızca kendilerini tehdit altında hissettiklerinde ısırırlar. Türkiye’de görülen çiyan türlerinin ısırıkları genellikle şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik gibi lokal belirtilere neden olur.
Bununla birlikte evde çiyan görülmesi hafife alınmamalıdır. Çiyanlar nemli ortamları ve beslendikleri böceklerin bulunduğu alanları tercih eder. Bu nedenle evde çiyan görülmesi, çoğu zaman nem problemi veya başka haşere türlerinin bulunduğuna işaret edebilir.
Çiyanların tek tek görülmesi her zaman istila anlamına gelmez. Ancak kısa süre içerisinde birden fazla çiyan görülmesi durumunda yaşam alanındaki nem kaynaklarının kontrol edilmesi ve gerekli görülürse profesyonel destek alınması önerilir.
En Uygun Fiyatlarla Çıyan ilaçlama İçin ÇAĞRI NO
Çiyanlarla mücadelede yalnızca görülen bireyleri uzaklaştırmak yeterli değildir. Kalıcı çözüm için öncelikle nem kaynakları giderilmeli, çiyanların giriş yapabileceği çatlak ve boşluklar kapatılmalı, beslendikleri böcek popülasyonu kontrol altına alınmalıdır. Sorunun devam etmesi veya yaşam alanında birden fazla çiyan görülmesi durumunda profesyonel çiyan ilaçlama uygulaması en etkili yöntemdir.
Çiyanlardan kalıcı olarak kurtulma yöntemlerini ayrıntılı öğrenmek için 5 Adımda Çiyandan Nasıl Kurtuluruz? rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Çiyan ve kırkayak arasında benzer görünümler olsa da yaşam, beslenme, üreme ve fiziksel görünümlerinde de ciddi farklılılar bulunmaktadır. Çiyan ve kırk ayak arasındaki farkları detaylıca anlattığımız yazımızı ziyaret ederek bu konuda çok daha fazla ayrıntı ve bilgiye erişebilirsiniz.
Çiyan ve kırkayak arasındaki farklar için mutlaka okuyunuz: çiyan ve kırkayak farkı
Çiyan zehirli midir?
Evet. Çiyanlar zehirli eklembacaklılardır. Isırıkları ağrı, kızarıklık ve şişlik oluşturabilir. Çoğu tür insan için ölümcül değildir.
Çiyan insanı ısırır mı?
Evet. Çiyanlar kendilerini tehdit altında hissettiklerinde insanları ısırabilir. Isırık genellikle ağrılıdır ancak çoğu vakada ciddi değildir.
Çiyan eve neden gelir?
Çiyanlar nemli, karanlık ve böcek bulunan alanlara gelir. Banyo, bodrum ve gider çevreleri en sık görüldükleri yerlerdir.
Evde çiyan görmek tehlikeli midir?
Evde çiyan görülmesi genellikle nem veya başka böceklerin bulunduğunu gösterir. Özellikle sık görülüyorsa profesyonel kontrol önerilir.
Çiyan en çok nerelerde yaşar?
Çiyanlar taş altlarında, bodrumlarda, banyolarda, mutfak giderlerinde ve nemli alanlarda yaşamayı severler.
Çiyan gündüz çıkar mı?
Çiyanlar çoğunlukla gece aktif olur. Gündüzleri karanlık ve nemli alanlarda saklanırlar.
Çiyan nasıl yok edilir?
Nem kaynakları azaltılmalı, çatlaklar kapatılmalı ve profesyonel ilaçlama uygulanmalıdır. Kalıcı çözüm için giriş alanları kontrol edilmelidir.
Çiyan hangi kokuları sevmez?
Nane yağı, lavanta, sirke ve çay ağacı yağı gibi yoğun kokular çiyanları uzaklaştırabilir. Ancak tek başına kesin çözüm değildir.
Çiyan ile kırkayak aynı mı?
Hayır. Çiyanlar zehirli ve etoburdur. Kırkayaklar ise genellikle zararsız ve otçul canlılardır.
Türkiye’de zehirli çiyan var mı?
Evet. Türkiye’de görülen birçok çiyan türü zehirlidir. Ancak çoğu tür insan için ölümcül değildir.
Çiyanlar hangi mevsimde çoğalır?
Çiyanlar en çok ilkbahar ve yaz aylarında aktif hale gelir. Sıcak ve nemli ortamlar çoğalmalarını artırır.

Haşere Sorununuz Mu Var?